Sanığın veya hükümlünün ölümünün kamu davasının düşmesi veya cezanın ortadan kalkması üzerindeki etkisini, TCK 64 ve CMK 223/8 bağlamında karşılaştırarak açıklayınız. Ayrıca, temyiz aşamasında sanığın öldüğünün tespit edilmesi halinde Yargıtay’ın izleyeceği usulü belirtiniz.
TCK 64. maddesi, sanığın ve hükümlünün ölümüne farklı sonuçlar yükler: * **Sanığın Ölümü (Dava Aşamasında):** Kamu davası açılmadan önce şüphelinin ölmesi durumunda 'kovuşturmaya yer olmadığına' (KYOK), kamu davası açıldıktan sonra (kovuşturma aşamasında) sanığın ölmesi hâlinde ise yerel mahkemece CMK 223/8 uyarınca 'davanın düşmesine' karar verilir. Ölüm, ceza ilişkisini sadece ölen kişi bakımından sona erdirir, iştirak halinde diğer sanıklar hakkında davaya devam edilir. Müsadereye tabi eşya hakkında yargılamaya devam olunabilir. * **Hükümlünün Ölümü (Hüküm Kesinleştikten Sonra):** Ceza ortadan kalkar (hapis ve infaz edilmemiş adli para cezaları), ancak müsadere ve yargılama giderlerine ilişkin hükümler ölümden önce kesinleşmiş olmak kaydıyla infaz olunur. **Temyiz Aşamasında Ölüm:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/168 E., 2018/319 K. sayılı kararına göre, temyiz aşamasında sanığın öldüğüne ilişkin bir iddianın ortaya çıkması veya UYAP kaydından tespit edilmesi halinde, Yargıtay doğrudan düşme kararı vermez. Hükmü bozar ve yerel mahkemece mahallinde yapılan araştırma sonucunda sanığın öldüğünün kesin olarak saptanmasından sonra düşme kararı verilmesi daha isabetli olacaktır (CMK 64, 223).