Kanun yararına bozma yoluna başvurulan kararların hüküm niteliğinde olması veya temyize konu edilebilirlik şartlarını, özellikle 'karar verilmesine yer olmadığına' veya 'hükmün unutulması' gibi durumlarda Yargıtay’ın nasıl bir yol izlediğini, emsal kararlar üzerinden değerlendiriniz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/457 E., 2021/103 K., 2019/420 K. ve 2017/215 K. sayılı kararlarına göre, kanun yararına bozma (CMK 309) yoluyla bir kararın incelenebilmesi için öncelikle CMK 223'te sayılan 'hüküm' niteliğinde olması veya kanun yolu bakımından temyizi kabil olması gerekmektedir. 'Karar verilmesine yer olmadığına' şeklinde bir karar, CMK 223'te hüküm çeşidi olarak sayılmadığından hüküm niteliğinde değildir ve bu nedenle temyiz incelemesine konu edilemez. Benzer şekilde, bir sanık hakkında hüküm kurulmasının unutulduğu durumlarda da ortada temyize konu bir hüküm bulunmadığından Yargıtay doğrudan bozma kararı veremez. Bu gibi durumlarda, Yargıtay sadece, 'karara bağlanmayan iddiayla ilgili davanın zamanaşımı dolmuş olsun veya olmasın mahallinde her zaman hüküm kurulabileceğine' işaret etmekle yetinir. Bu durum, hukuki değerden yoksun kararların Yargıtay denetiminin doğrudan konusu olmaması, ancak yargılamanın devamlılığını sağlamak adına yerel mahkemeye uyarı niteliğinde bir yol gösterilmesi prensibini yansıtır.