Cumhuriyet savcısının soruşturma evresinde delilleri değerlendirme yetkisi ile hakimin kovuşturma evresinde delilleri değerlendirme yetkisi arasındaki temel farkları ve bu farkın 'yeterli şüphe' ile 'mahkumiyete yeter kanaat' kavramları üzerindeki yansımasını tartışınız.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/22771 E., 2018/1105 K. sayılı kararı, bu iki aşamadaki delil değerlendirme farklılığını açıklar. * **Soruşturma Evresi (Savcı):** CMK 170/2'ye göre, soruşturma sonunda toplanan delillerin 'suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe' oluşturup oluşturmadığına bakılır. Bu, kamu davası açmak için gerekli eşiktir; 'baslangıç şüphesi'nin ötesinde, ancak mahkumiyet için gereken tam kanaatten daha düşüktür. Savcı, 'yeterli şüphe'ye ulaşırsa iddianame düzenler, aksi halde KYOK verir. * **Kovuşturma Evresi (Hakim):** Hakimin değerlendirmesi ise 'isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı' çerçevesindedir. Bu, daha yüksek bir ispat standardıdır. Hakim, delillerin sanığın suçluluğunu kesin ve şüpheden uzak bir şekilde kanıtlayıp kanıtlamadığını değerlendirir. Yeterli kanaate ulaşamazsa beraat verir. Bu fark, savcının kamu davasını açma mecburiyeti (ilke olarak) ve hakimin lekelenmeme hakkını gözeterek beraat verebilme yetkisiyle de ilişkilidir.