Karşılıksız yararlanma suçunda (örn. elektrik hırsızlığı), TCK’nın 168/5. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, Cumhuriyet savcısının soruşturma evresinde kamunun uğradığı zararın belirlenmesi ve şüpheliye bildirilmesi yükümlülüğünü, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin iddianamenin iadesi veya KYOK kararı üzerindeki etkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278572

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2736 E., 2018/6327 K. sayılı kararı ve 17. Ceza Dairesi'nin 2017/9306 K. ve 2017/9391 K. sayılı kararları, karşılıksız yararlanma suçunda TCK 168/5'teki etkin pişmanlık düzenlemesinin önemini vurgular. Bu düzenleme gereğince, şikayetçi kurumun uğradığı 'vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarının' tespiti, Cumhuriyet savcısının görevidir. Bu tespit için keşif gibi yöntemlere başvurulabilir (CMK 83, 162). Savcı, şüpheliye bu zararı ödemesi halinde kamu davası açılmayacağını usulünce bildirmeli ve makul bir süre tanımalıdır. Bu bildirim yapılmadan iddianame düzenlenmesi veya eksik soruşturma ile KYOK kararı verilmesi, hukuka aykırı kabul edilir. Zira bu durum, suçun sübutuna etki edecek muhakkak bir delil toplanmadan iddianame hazırlanması (CMK 174/1-b) veya savcının soruşturma görevini yerine getirmemesi (CMK 160) anlamına gelir ve iddianamenin iadesini veya itirazın kabulünü gerektirir.