CMK 150/3 uyarınca zorunlu olarak atanan müdafie ödenen ücretin, mahkumiyet hükmü ile birlikte yargılama giderlerine dahil edilerek sanıktan tahsiline karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesinde öngörülen 'adil yargılanma hakkı'na aykırılık teşkil edip etmeyeceğini, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ilgili içtihadını referans göstererek tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278571

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/168 E., 2018/319 K. sayılı kararı, bu konuda önemli bir tartışmaya değinmektedir. AİHS 6/3-c maddesi, avukat tutmak için maddi olanaklardan yoksun olan ve adaletin yerine gelmesi için gerekli görülen durumlarda, resen atanacak bir avukatın yardımından ücretsiz yararlanma hakkını güvence altına almaktadır. 5320 sayılı Kanun'un 13/1 ve CMK 325/1. maddeleri, baro tarafından görevlendirilen müdafie ödenecek ücretlerin yargılama giderlerinden sayılacağını ve mahkumiyet halinde sanığa yükleneceğini belirtir. Ancak, Anayasa'nın 90/5. maddesi gereği AİHS hükümleri, iç hukukla çelişki halinde esas alınır. Yargıtay, sanığın müdafi ücretini karşılayabilecek ekonomik durumda olması halinde, mahkumiyet durumunda bu ücretin tahsilinin hem iç hukuka hem de AİHS'ye aykırılık oluşturmayacağını belirtmiştir. Ancak, sanığın maddi olanaklardan yoksunluğu nedeniyle ücretsiz müdafi yardımından yararlanması gerekiyorsa ve adli yardım kapsamında bu ücret devletçe karşılanmışsa, bu ücretin sanıktan tahsil edilmesi adil yargılanma hakkını ihlal edebilir. Yargıtay, Anayasa Mahkemesi'nin 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesinin AİHS'ye aykırı olmadığı yönündeki kararını (2009/51 K.) da referans göstermiştir.