Cumhuriyet savcısının adlî kolluk görevlileri marifetiyle delil toplama ve şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğünün, adli kolluk görevlilerinin eylemlerinin hukuka uygunluğu üzerindeki rolünü, Yargıtay'ın fuhuş suçuna ilişkin kararları (örn. 18. CD 2017/4689 E.) bağlamında detaylı olarak açıklayınız.
CMK Madde 160/2'ye göre Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, kolluk görevlilerinin soruşturma faaliyetlerinin hukuka uygunluğunu sağlamanın temelidir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/4689 E., 2019/11113 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, kolluk görevlilerinin Cumhuriyet savcısının CMK 160 ve 161. maddeleri uyarınca yazılı veya acele hallerde sözlü emri olmadan kimliğini gizleyerek (örneğin fuhuş suçunda müşteri gibi) adli işlem yapması hukuka aykırıdır. Bu şekilde elde edilen deliller, CMK 216/3 gereği hükme esas alınamaz. Zira, adli işlem ifası olağan değil, ikincil bir tedbirdir ve gerekliliği ile orantılılığı mutlaka Cumhuriyet savcısı tarafından denetlenmelidir. Bu durum, savcının soruşturmadaki denetim ve gözetim yetkisini ve kolluk görevlilerinin bu emirlere uygun hareket etme zorunluluğunu ortaya koymaktadır.