Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçu (TCK 136) ile telefon konuşmalarının kaydedilmesi suretiyle delil elde etme arasında nasıl bir hukuki fark vardır ve eski TCK dönemindeki zamanaşımı bu suç için nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278522

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/8055 E., 2016/343 K. sayılı kararına göre, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçu ile telefon konuşmalarının kaydedilmesi suretiyle delil elde etme arasında önemli bir hukuki fark vardır. Sanık hakkında 24 adet teyp kasetinde kayıtlı mağdurlar arasındaki telefon konuşmaları nedeniyle 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme' suçundan dava açılmışsa, suç tarihi itibariyle eylemin 765 sayılı TCK'nın 195/2. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı değerlendirilir. Bu suçta öngörülen cezanın süresi itibariyle sanık lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen zamanaşımının suç tarihi ile iddianame tarihi arasında gerçekleşmesi halinde hükmün bozulmasına ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilir. Bu durum, eski kanunların lehe olması ve zamanaşımı hesaplamasının farklı yapılmasından kaynaklanmaktadır.