FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarında, şikayetçinin 'suçtan zarar gören' sıfatının belirlenmesi neden önemlidir ve bu sıfatın yokluğu itiraz hakkını nasıl etkiler?
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/1804 E., 2018/399 K. sayılı kararına göre, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek veya silahlı terör örgütü üyeliği suçlarında korunan hukuki değer millet iradesine dayanan demokratik rejimdir. Bu suçun dolaylı mağduru demokratik toplumu oluşturan tüm bireyler olsa da, suçtan doğrudan doğruya zarar gören Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Siyasi Partiler gibi kurumlardır. Dolaylı mağdur olarak kabul edilebilecek vatandaşların, CMK’nın 172/1 maddesi kapsamında suçtan doğrudan doğruya zarar gören olarak kabulüne yasal imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz etme hakları yoktur. İtiraz edenin sıfat yokluğu, kanun yararına bozma sebebi olabilir.