CMK m.160(1) ve gerekçesi dikkate alındığında, Cumhuriyet savcısının soruşturma başlatma konusundaki takdir yetkisinin sınırları nelerdir? Özellikle 'başlangıç şüphesi'nin varlığı veya yokluğu bu takdir yetkisini nasıl etkiler?
CMK m.160(1) ve gerekçesi, Cumhuriyet savcısına soruşturma başlatma konusunda mutlak bir zorunluluk yüklemez; bir takdir yetkisi tanır. Ancak bu takdir yetkisi keyfi değildir ve sınırları vardır. Temel sınırlayıcı faktör, 'başlangıç şüphesi'nin varlığı veya yokluğudur. 1) **Başlangıç Şüphesi Varsa:** Eğer savcı, ihbar, şikayet veya başka bir suretle, bir suçun işlendiği yönünde akla ve mantığa uygun, en azından belirti düzeyinde somut delillere dayanan bir başlangıç şüphesi edinirse, kural olarak soruşturma başlatmakla yükümlüdür ('hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar'). Bu durumda takdir yetkisi daralır; soruşturma başlatmamak hukuka aykırı olabilir. 2) **Başlangıç Şüphesi Yoksa veya İhbar Esassızsa:** Gerekçede belirtildiği gibi, 'ihbarın, daha başlangıçtan esassız olduğu anlaşılıyorsa, araştırmaya yine de girişilmesi gerektiği söylenemez.' Eğer ihbar soyut iddialardan ibaretse, hiçbir somut dayanağı yoksa, açıkça uydurma veya iftira niteliğindeyse, yani başlangıç şüphesi dahi oluşturmuyorsa, savcı takdir yetkisini kullanarak soruşturma başlatmayabilir. Bu, kaynakların etkin kullanımı ve kişilerin haksız yere lekelenmesinin önlenmesi açısından önemlidir. Dolayısıyla, başlangıç şüphesinin varlığı savcının soruşturma başlatma yükümlülüğünü doğururken, yokluğu veya ihbarın açıkça esassız olması ona soruşturma başlatmama yönünde bir takdir alanı açar. Bu takdirin de gerekçeli ve denetlenebilir olması esastır.