CMK m.223(2)(a) 'Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması' ile CMK m.223(8)'deki 'TCK'da öngörülen düşme sebeplerinin varlığı' (örneğin, TCK m.7/2 uyarınca fiilin sonradan suç olmaktan çıkarılması) arasında, fiilin işlendiği andaki hukuki niteliği açısından nasıl bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278369

Temel fark, fiilin işlendiği andaki hukuki niteliğindedir: 1) **CMK m.223(2)(a) (Fiilin Kanunda Suç Olarak Tanımlanmamış Olması):** Bu durumda, sanığa yüklenen fiil, işlendiği tarihte yürürlükte olan ceza kanunlarında hiçbir suç tanımına uymamaktadır. Yani, fiil en başından beri suç değildir (tipiklik unsuru yoktur). Bu, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin doğrudan bir sonucudur. 2) **CMK m.223(8) ve TCK m.7/2 (Fiilin Sonradan Suç Olmaktan Çıkarılması):** Bu durumda ise, sanığa yüklenen fiil, işlendiği tarihte yürürlükte olan kanunlara göre suç teşkil etmektedir. Ancak, yargılama devam ederken veya hüküm kesinleşmeden önce yapılan bir kanun değişikliği ile bu fiil suç olmaktan çıkarılmıştır. TCK m.7/2'deki 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur' ilkesi gereğince, eğer lehe olan yeni kanun fiili suç olmaktan çıkarmışsa, artık bu fiilden dolayı kamu davası yürütülemez veya ceza verilemez. Bu nedenle dava düşer. Kısacası, ilk durumda fiil hiçbir zaman suç olmamıştır; ikinci durumda ise fiil işlendiğinde suçtur ancak sonradan suç olmaktan çıkarıldığı için cezalandırılabilirlik ortadan kalkmıştır. Her ikisi de sanığın cezalandırılmaması sonucunu doğurur, ancak hukuki gerekçeleri farklıdır.