Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/71 E. sayılı kararında, fuhuş suçunda CMK m.160 vd. uyarınca görevlendirilen kimliğini gizleyen kolluk görevlisi ile CMK m.139'daki gizli soruşturmacı ayrımı yapılmıştır. Bu ayrım, elde edilen delillerin (örneğin, seri numarası alınmış paralar, pazarlık tutanakları) hukuka uygunluğunun ve mahkemede kullanılabilirliğinin değerlendirilmesinde ne gibi farklılıklara yol açar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278367

Bu ayrım, delillerin hukuka uygunluğu ve kullanılabilirliği açısından önemli farklılıklara yol açar: 1) **Gizli Soruşturmacı (CMK m.139):** Bu tedbir çok daha sıkı şartlara tabidir (katalog suç, başka suretle delil elde edilememesi, hakim kararı, suç işleme yasağı vb.). Eğer bu şartlara uyulmadan gizli soruşturmacı görevlendirilmişse veya görevlendirildiği suç CMK m.139 kapsamı dışındaysa (fuhuş gibi), bu yolla elde edilen tüm deliller hukuka aykırı sayılır ve kullanılamaz. 2) **Kimliğini Gizleyen Kolluk (CMK m.160 vd.):** Bu durumda kolluk, savcının genel soruşturma yetkisi ve talimatı kapsamında, genel kolluk yetkileriyle hareket eder. Burada temel şartlar, savcıdan usulüne uygun bir görevlendirme/talimat olması ve kolluğun 'ajan provokatör' gibi hareket etmemesi, yani kişiyi suça azmettirmemesi veya teşvik etmemesidir. Eğer bu şartlara uyulmuşsa, kolluğun kimliğini gizleyerek yaptığı işlemler (müşteri gibi davranma, pazarlık yapma, seri numarası alınmış parayla ödeme yapma ve bu durumu tutanakla tespit etme) sonucu elde edilen deliller hukuka uygun kabul edilir. YCGK kararında da, fuhuş suçunda CMK m.139 uygulanamayacağı, ancak CMK m.160 vd. kapsamında görevlendirilen ve kışkırtıcı olmayan kolluğun elde ettiği delillerin (pazarlık, seri numaralı para) hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir. Dolayısıyla, fuhuş gibi katalog dışı suçlarda, CMK m.139'a değil, CMK m.160'a dayanılarak ve ajan provokatör yasağına uyularak delil toplanması, delillerin hukuka uygunluğu için kritik öneme sahiptir.