CMK m.160(1)'deki 'Cumhuriyet savcısı ... kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar' hükmü, savcının soruşturma yapma zorunluluğunu mu ifade eder, yoksa belirli durumlarda takdir yetkisi kullanarak soruşturma açmayabilir mi? Gerekçedeki 'ihbarın, daha başlangıçtan esassız olduğu anlaşılıyorsa, araştırmaya yine de girişilmesi gerektiği söylenemez' ifadesi bu yetkiyi nasıl şekillendirir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278366

CMK m.160(1) hükmü, kural olarak Cumhuriyet savcısına, bir suç işlendiği izlenimi veren bir hali öğrendiğinde soruşturma yapma zorunluluğu yükler. Bu, kamu adına suçla mücadele görevinin bir gereğidir. Ancak, maddenin gerekçesinde yer alan 'ihbarın, daha başlangıçtan esassız olduğu anlaşılıyorsa, araştırmaya yine de girişilmesi gerektiği söylenemez' ifadesi, bu zorunluluğun mutlak olmadığını ve savcının belirli durumlarda takdir yetkisi kullanarak soruşturma açmayabileceğini gösterir. Bu takdir yetkisi, özellikle şu durumlarda ortaya çıkar: 1) **Başlangıç Şüphesinin Yokluğu:** İhbar veya edinilen bilgi, YCGK'nın 2017/892 E. sayılı kararında tanımladığı gibi, akla ve mantığa uygun, en azından belirti düzeyinde somut delillere dayanmıyorsa, yani 'başlangıç şüphesi' dahi oluşturmuyorsa. 2) **Açıkça Esassızlık:** İhbarın uydurma olduğu, iftira veya intikam amaçlı yapıldığı, hiçbir somut dayanağının bulunmadığı ilk bakışta anlaşılıyorsa. 3) **Fiilin Suç Oluşturmadığının Açık Olması:** İhbar edilen fiilin, kanunlarda hiçbir suç tanımına uymadığı bariz bir şekilde ortadaysa. Bu gibi durumlarda savcı, kaynakların etkin kullanımı, lekelenmeme hakkının korunması ve yargı sisteminin gereksiz yere meşgul edilmemesi amacıyla, soruşturma açmadan da (genellikle 'işlem yapılmasına yer olmadığı' veya doğrudan 'kovuşturmaya yer olmadığı' gibi bir kararla, ancak bu kararların da gerekçeli olması ve denetime açık olması gerekir) dosyayı kapatabilir. Ancak bu takdir yetkisi keyfi olmamalı, objektif kriterlere dayanmalıdır.