CMK m.223(3)(b)'de sayılan 'hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi', 'zorunluluk hali' ve 'cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi' hallerinde neden 'kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilir? Bu durumlar failin iradesini nasıl etkiler?
Bu hallerde 'kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığı' kararı verilmesinin temel nedeni, failin suçu işlerken özgür iradesiyle hareket etmemiş olması veya normlara uygun davranma yeteneğinin ortadan kalkmış olmasıdır: 1) **Hukuka Aykırı Fakat Bağlayıcı Emrin Yerine Getirilmesi (TCK m.24/2-3):** Kamu görevlisi, aldığı emrin hukuka aykırı olduğunu bilmesine rağmen, amirinin bu emrin yerine getirilmesinde ısrar etmesi ve emri yazı ile yenilemesi (konusu suç teşkil etmeyen emirler için) durumunda emri yerine getirirse sorumlu olmaz. Burada failin iradesi, amirin bağlayıcı emri ve olası disiplin yaptırımları altında kısıtlanmıştır. 2) **Zorunluluk Hali (TCK m.25/2):** Kişinin, kendisinin veya başkasının bir hakkına yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak için, başka türlü korunma olanağı bulunmadığından, tehlikeyle orantılı olarak başkasının hakkına zarar vermesidir. Burada fail, iki kötüden daha az kötüyü seçmek zorunda kalmış, iradesi tehlike altında şekillenmiştir. Hukuka uygunluk nedeni olarak da tartışılmakla birlikte, kusurluluğu kaldıran bir neden olarak kabulü daha yaygındır. 3) **Cebir veya Tehdit Etkisiyle İşlenmesi (TCK m.28):** Kişinin, karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı bir cebir veya tehdit altında suç işlemesidir. Burada failin iradesi tamamen veya büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Fiili başkasının zorlamasıyla işlemiştir. Tüm bu durumlarda, failin fiili hukuka aykırı olsa bile, içinde bulunduğu olağanüstü koşullar nedeniyle kınanamayacağı, yani kusurlu sayılamayacağı kabul edilir. Kusur olmadan ceza olamayacağı için (nulla poena sine culpa), CMK m.223(3)(b) uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.