Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/71 E. sayılı kararında, fuhuş suçunda gizli görevli olarak hareket eden kolluğun, sanıklardan ilk grup kadını temin ettikten sonra 'kadınların güzel olmadığını söyleyerek' ikinci bir grup kadın istemesi ve sanıkların bu talebi de karşılaması, kolluğun 'ajan provokatör' sınırını aştığı anlamına gelir mi, yoksa bu durum sanıkların zaten devam eden suç işleme iradelerinin bir göstergesi midir?
Bu durumun 'ajan provokatör' sınırını aşıp aşmadığı tartışmalıdır ve somut olayın tüm detaylarına bağlıdır. YCGK, bu olayda kolluğun ajan provokatör olmadığına ve sanıkların zaten fuhuş suçunu işlemeye hazır olduklarına karar vermiştir. Ancak farklı yorumlar da yapılabilir: 1) **Ajan Provokatör Olmadığı Görüşü (YCGK'nın benimsediği):** Eğer sanıklar, ilk talebi kolayca ve organize bir şekilde karşılamışlarsa ve ikinci talebe de benzer bir hız ve organizasyonla cevap vermişlerse, bu durum onların zaten bu işi sürekli ve profesyonelce yaptıklarını, kolluğun talebinin sadece mevcut suç işleme iradelerini ve kapasitelerini ortaya çıkardığını gösterebilir. 'Kadınların güzel olmadığı' bahanesi, suçun kapsamını ve organizasyonun derinliğini anlamak için bir yöntem olarak kabul edilebilir. 2) **Ajan Provokatör Olabileceği Görüşü:** Diğer yandan, eğer ilk eylemle suç zaten ortaya çıkmış ve delillendirilmişse, kolluğun ikinci bir talepte bulunarak suçu devam ettirmesi veya yeni bir suç (ikinci grup kadınlar için ayrı bir fuhşa aracılık) yaratması, 'gereklilik' ve 'orantılılık' ilkelerine aykırı bulunabilir. Bu, özellikle ilk eylemden sonra sanıkların yakalanması mümkünken, onları daha fazla suç işlemeye yönlendirmek olarak yorumlanabilir ve bu da kışkırtma sınırına yaklaşabilir. AİHM içtihatları, polisin sadece pasif bir şekilde gözlem yapması gerektiğini, suç işlemeye teşvik edici bir rol üstlenmemesi gerektiğini vurgular. Olayın tüm bağlamı, sanıkların tutumu ve kolluğun müdahalesinin derecesi bu değerlendirmede önemlidir. YCGK'nın çoğunluk görüşü, sanıkların mevcut suç işleme hazırlığı ve iradesinin devam ettiğini kabul etmiştir.