CMK m.160(2)'de savcının 'şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla' yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bir soruşturmada, şüphelinin lehine olabilecek bir tanığın ifadesinin alınmaması veya lehe bir belgenin dosyaya celbedilmemesi, bu yükümlülüğün ihlali anlamına gelir mi ve bu durum yargılamanın sonraki aşamalarını nasıl etkiler?
Evet, bir soruşturmada şüphelinin lehine olabileceği makul bir şekilde düşünülen bir tanığın ifadesinin (özellikle şüpheli veya müdafii tarafından talep edilmişse veya varlığı biliniyorsa) alınmaması veya lehe sonuç doğurabilecek bir belgenin (örneğin, alibi kanıtlayacak bir kayıt, borcun ödendiğini gösteren bir makbuz) dosyaya celbedilmemesi, CMK m.160(2)'deki savcının objektif davranma ve lehe delilleri de toplama yükümlülüğünün açık bir ihlalidir. Bu durum yargılamanın sonraki aşamalarını şu şekillerde etkileyebilir: 1) **İddianamenin İadesi (CMK m.174):** Eğer bu toplanmayan lehe delil, 'suçun sübutuna etki edeceği muhakkak olan bir delil' niteliğindeyse, mahkeme iddianameyi iade edebilir. 2) **Kovuşturma Aşamasında Talepler:** Sanık veya müdafii, kovuşturma aşamasında bu lehe tanığın dinlenmesini veya belgenin celbini talep edebilir. Mahkeme bu talebi reddederse, bu durum savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelebilir. 3) **Hükmün Bozulması:** Eğer toplanmayan lehe delil, yargılamanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteyse ve bu eksiklik giderilmeden mahkumiyet kararı verilmişse, bu durum Yargıtay veya BAM tarafından hükmün bozulması nedeni sayılabilir (eksik soruşturma/kovuşturma). 4) **Adil Yargılanma Hakkının İhlali:** Lehe delillerin kasten veya ihmalen toplanmaması, genel olarak adil yargılanma hakkının ve silahların eşitliği ilkesinin ihlaline yol açar. Sonuç olarak, maddi gerçeğe ulaşılması engellenmiş olur.