TCK m.314(3) (yeni hali) 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.' hükmü, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu iptal kararının gerekçesi ve TCK m.220/6'daki 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.' hükmü ile olan ilişkisi açısından ne gibi sonuçlar doğurmuştur?
TCK m.314'e 7499 sayılı Kanunla eklenen 3. fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 9 Ocak 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2024/81 E., 2024/189 K. sayılı kararıyla (yayımından 6 ay sonra yürürlüğe girmek üzere) iptal edilmiştir. İptal gerekçesi henüz tam olarak açıklanmamış olsa da, bu tür bir düzenlemenin belirsizlik, orantılılık ve suçta kanunilik ilkeleri açısından sorunlar yaratabileceği, özellikle 'örgüt adına suç işleme' kavramının sınırlarının net olmaması ve kişinin işlemediği bir örgüte üyelik suçundan (veya ona eşdeğer bir cezadan) sorumlu tutulması gibi nedenlerle AYM'nin bu sonuca ulaştığı düşünülebilir. Bu fıkranın iptali öncesinde, TCK m.220/6'da yer alan 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.' hükmü, TCK m.314(4) (eski 314/3) atfıyla silahlı terör örgütleri için de uygulanıyordu. Yani, kişi hem işlediği suçtan hem de (dolaylı olarak) örgüt üyeliğinden cezalandırılıyordu. İptal edilen TCK m.314/3 ise, örgüt adına suç işleyen kişiye 'ayrıca beş yıldan on yıla kadar' hapis cezası öngörüyordu; bu da fiilen TCK m.314/2'deki üyelik cezasına paralel bir cezaydı. İptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişilerin durumu yeniden TCK m.220/6 ve TCK m.314(4) (eski 3. fıkra) çerçevesinde değerlendirilecektir. Yani, bu kişiler işledikleri asıl suçun yanı sıra, örgüt üyeliği suçundan da (TCK m.314/2'deki ceza aralığıyla) cezalandırılmaya devam edebilirler. Ancak AYM'nin iptal gerekçesi, bu genel uygulamanın da gelecekte tartışılmasına yol açabilir. İptal, en azından TCK m.314'e eklenen ve spesifik bir ceza aralığı getiren fıkrayı ortadan kaldırmıştır.