TCK m.314(1) ve (2)'de düzenlenen silahlı örgüt suçlarının cezaları ile TCK m.220(1) ve (2)'de düzenlenen genel örgüt suçlarının cezaları arasında önemli bir fark vardır. Bu farkın temel gerekçesi nedir ve örgütün 'silahlı' olmasının suçun vahametini nasıl artırdığı düşünülmektedir?
TCK m.314'teki silahlı örgüt suçları için öngörülen cezalar (kurma/yönetme için 10-15 yıl, üyelik için 5-10 yıl), TCK m.220'deki genel örgüt suçları için öngörülen cezalardan (kurma/yönetme için 2-6 yıl, üyelik için 1-3 yıl) önemli ölçüde daha ağırdır. Bu farkın temel gerekçesi, 'silahlı' olmanın ve TCK m.314'te belirtilen 'amaç suçların' (Devletin güvenliğine ve Anayasal düzene karşı suçlar) niteliğidir. Örgütün 'silahlı' olması, suçun vahametini şu şekillerde artırır: 1) **Tehlikelilik Derecesi:** Silahlı bir örgüt, silahsız bir örgüte göre toplum ve devlet için çok daha büyük bir tehlike potansiyeli taşır. Amaçlarına ulaşmak için cebir ve şiddet kullanma kapasitesi daha yüksektir. 2) **Amaç Suçların Ağırlığı:** TCK m.314 kapsamındaki örgütler, genellikle devletin varlığına ve temel düzenine yönelik çok ciddi suçları işlemeyi amaçlar. Bu amaç suçların kendileri de ağır yaptırımlar gerektirir. 3) **Caydırıcılık İhtiyacı:** Silahlı terör örgütleriyle mücadelede daha ağır cezalar öngörülerek caydırıcılığın artırılması hedeflenir. 4) **Zarar Verme Potansiyeli:** Silahlı örgütlerin eylemleri sonucunda meydana gelebilecek can kaybı, yaralanma, kamu düzeninin bozulması gibi zararlar genellikle daha büyüktür. Bu nedenlerle kanun koyucu, silahlı örgüt suçlarını daha ağır bir şekilde cezalandırmayı uygun görmüştür. Örgütün silahlı olması, hem işlenebilecek suçların niteliğini hem de toplumda yaratacağı korku ve güvensizliği artırır.