CMK m.223(2)(e) 'Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' nedeniyle verilen beraat kararı ile CMK m.172(1)'deki 'kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi' nedeniyle verilen KYOK kararı arasındaki temel fark, yargılamanın hangi aşamasında verildikleri ve kesinlik dereceleri açısından nedir?
Temel farklar şunlardır: 1) **Yargılama Aşaması:** CMK m.172(1) uyarınca KYOK, soruşturma evresinin sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından verilir. Yani, henüz bir kamu davası açılmamıştır. CMK m.223(2)(e) uyarınca beraat kararı ise, kovuşturma evresinin sonunda, yani kamu davası açılıp duruşmalar yapıldıktan sonra mahkeme tarafından verilir. 2) **Karar Veren Merci:** KYOK'u Cumhuriyet savcısı, beraat kararını ise mahkeme (hakim/heyet) verir. 3) **Kesinlik ve Bağlayıcılık:** KYOK, CMK m.173 uyarınca itiraza tabidir ve itiraz üzerine kaldırılabilir. Ayrıca, CMK m.172/2 uyarınca yeni delil çıkması halinde savcı yeniden iddianame düzenleyebilir (yani kesin hüküm niteliği taşımaz). Beraat kararı ise, kanun yolları (istinaf/temyiz) tükendiğinde veya süresinde başvurulmadığında kesinleşir ve kural olarak aynı fiilden dolayı aynı kişi hakkında yeniden dava açılamaz (kesin hükmün bağlayıcılığı - non bis in idem). 4) **İspat Standardı:** KYOK için 'yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi' yeterliyken (yani basit şüpheyi aşan ancak mahkumiyet için yeterli olmayan bir durum), beraat için (CMK m.223(2)(e) özelinde) 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması', yani mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması gerekir. Her ikisi de delil yetersizliğine dayansa da, beraat daha güçlü bir aklanma sonucudur ve yargılamanın tüm aşamaları tüketildikten sonra verilir.