Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2017/892 E. sayılı kararında, 'başlangıç şüphesinin belirli bir kişiye yönelmesi de gerekmeyecektedir' ifadesi yer almaktadır. Bu, CMK m.160(1) uyarınca 'bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl'in, 'kim tarafından işlendiği belli olmayan bir suç' olabileceği anlamına mı gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278348

Evet, YCGK'nın bu ifadesi tam olarak bunu ifade eder. CMK m.160(1) uyarınca Cumhuriyet savcısının soruşturmaya başlaması için gereken 'bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl'in, yani başlangıç şüphesinin, o anda belirli bir faili veya şüpheliyi işaret etmesi zorunlu değildir. Eğer ortada somut delillere veya en azından makul emarelere dayanan, bir suçun işlenmiş olabileceğine dair akla yatkın bir 'izlenim' varsa (örneğin, bir ormanda bir ceset bulunması, bir işyerinde hırsızlık yapıldığına dair kırık camlar ve dağınıklık görülmesi, bir patlama sesi duyulması ve sonrasında enkazla karşılaşılması gibi), bu suçun kim tarafından işlendiği o an için belli olmasa bile Cumhuriyet savcısı derhal işin gerçeğini araştırmaya başlamakla yükümlüdür. Soruşturma, öncelikle olayın ne olduğunu, bir suç olup olmadığını, varsa niteliğini ve delillerini tespit etmeye yönelik olacaktır. Failin kimliği, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delillerle ortaya çıkarılmaya çalışılır. Bu, özellikle 'faili meçhul' suçlarda soruşturmanın ilk adımlarının atılabilmesi için zorunludur.