CMK m.160(2) uyarınca Cumhuriyet Savcısının, 'emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle' delil toplama yükümlülüğü, kolluğun savcıya danışmadan veya onun genel talimatları dışında bağımsız olarak delil araştırma ve toplama yetkisinin olmadığı anlamına mı gelir? Bu durumun istisnaları var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278347

Evet, CMK m.160(2)'deki ifade ve CMK m.161'deki düzenlemeler, adli kolluğun kural olarak Cumhuriyet savcısının emri ve denetimi altında delil toplama yetkisine sahip olduğunu gösterir. Kolluk, savcıya danışmadan veya onun genel/özel talimatları dışında, özellikle temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliği taşıyan (arama, elkoyma, gizli izleme vb.) delil toplama faaliyetlerine kendiliğinden girişemez. Soruşturmanın sevk ve idaresi savcıya aittir. Ancak bu durumun bazı istisnaları ve pratikteki uygulamaları vardır: 1) **Suçüstü Hali (CMK m.90):** Suçüstü halinde kolluk, savcıya derhal haber vermek ve emirlerini almak kaydıyla, yakalama gibi bazı acil tedbirleri alabilir ve olaya el koyarak ilk delilleri toplayabilir. 2) **Gecikmesinde Sakınca Bulunan Haller:** Bazı koruma tedbirlerinde (örneğin, CMK m.119'daki aramada savcıya ulaşılamaması ve gecikmesinde sakınca bulunması halinde kolluk amirinin yazılı emri gibi çok istisnai durumlar) kanun kolluğa sınırlı bir yetki tanıyabilir, ancak bunlar da sonradan savcı veya hakim onayına tabidir. 3) **Önleyici Kolluk Faaliyetleri:** Adli soruşturma başlamadan önce, polisin genel güvenlik ve kamu düzenini sağlama görevi kapsamında yaptığı önleyici faaliyetler (devriye, kimlik sorma vb.) sırasında bir suç emaresine rastlaması üzerine adli süreci başlatması farklıdır. Bu durumda da derhal savcıya bilgi verilir. 4) **Kanunla Verilmiş Özel Yetkiler:** Bazı özel kanunlar, belirli durumlarda kolluğa doğrudan bazı tespit ve delil toplama yetkileri verebilir (örn: trafik kanunundaki alkol testi). Ancak genel kural, adli soruşturma başladıktan sonra tüm delil toplama faaliyetlerinin savcının emir ve talimatları doğrultusunda veya onun bilgisi ve onayıyla yapılmasıdır. Savcıya danışılmadan yapılan ve özellikle temel haklara müdahale içeren işlemler hukuka aykırı delil sonucunu doğurabilir.