Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2017/4689 E. sayılı kararında, gizli soruşturma yapan kolluk görevlisinin tutanağının hükme esas alınabilmesi için 'mutlaka tutanak düzenleyiciler dinlenilmeli, sanığa, tutanak ve düzenleyicilerin anlatımlarına karşı savunma yapma imkanı verilmelidir' denmektedir. Bu koşul yerine getirilmeden, sadece tutanağa dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, CMK m.223 açısından nasıl bir hukuka aykırılık oluşturur?
Bu koşul yerine getirilmeden, sadece bir kolluk tutanağına (özellikle de gizli soruşturma bağlamında düzenlenen ve olayın tek görgü tanığı olabilecek görevlinin gözlemlerini içeren bir tutanağa) dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, CMK açısından birden fazla hukuka aykırılık oluşturabilir ve sonuçta CMK m.223/2-e (yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması) veya CMK m.223/2-b (yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması) gereği beraat sonucunu doğurabilir ya da Yargıtay tarafından hükmün bozulmasına neden olabilir. Temel hukuka aykırılıklar şunlardır: 1) **Savunma Hakkının İhlali (Anayasa m.36, AİHS m.6, CMK m.147 vd.):** Sanığın, aleyhindeki en önemli delillerden biri olan tutanağın içeriğine ve düzenleyicisinin beyanlarına karşı doğrudan soru sorma, iddialarını çürütme ve kendi savunmasını yapma imkanı ortadan kalkar. 2) **Çelişmeli Yargılama ve Silahların Eşitliği İlkelerinin İhlali:** İddia makamının sunduğu bir delil (tutanak) sorgulanamaz hale gelirken, sanığın bu delile karşı etkin bir şekilde mücadele etmesi engellenir. 3) **Doğrudan Doğruyalık İlkesinin Zedelenmesi:** Mahkeme, delili (tutanak düzenleyicisinin bilgisini) doğrudan doğruya değil, bir tutanak üzerinden dolaylı olarak değerlendirmiş olur. Tutanak düzenleyicisinin duruşmada dinlenmesi, onun gözlemlerinin, hafızasının ve güvenilirliğinin mahkeme tarafından bizzat test edilmesini sağlar. 4) **Delillerin Serbestçe Değerlendirilmesi İlkesinin (CMK m.217) Yetersiz Uygulanması:** Mahkeme, tutanak düzenleyicisini dinlemeden, tutanağın doğruluğunu ve içeriğinin güvenilirliğini tam olarak test edemez. Sadece tutanağa dayanmak, eksik bir delil değerlendirmesi anlamına gelebilir. Eğer bu hukuka aykırılıklar sonucu sanığın suçluluğu şüpheden uzak bir şekilde ispatlanamazsa, CMK m.223 uyarınca beraat kararı verilmesi gerekir. Eğer mahkumiyet verilmişse, bu durum Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılacaktır.