CMK m.160(1)'de geçen 'kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek' ifadesi, savcının soruşturma evresindeki nihai karar verme yetkisini tanımlar. Bu yetki, YCGK 2017/892 E. kararındaki 'başlangıç şüphesi yokken ceza muhakemesi soruşturmasının başlatılması ve koruma tedbirlerine müracaat edilmesi hâlinde, bu işlemin kaynağı hukuki olmayacağından keyfilik olarak değerlendirilmesi söz konusu olacaktır' tespitiyle nasıl dengelenmektedir?
CMK m.160(1)'deki ifade, savcının soruşturma sonucunda ya iddianame düzenleyerek kamu davası açacağını ya da yeterli şüphe yoksa KYOK vereceğini belirtir. Bu, savcının soruşturma evresindeki nihai karar mercii olduğunu gösterir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. YCGK'nın 2017/892 E. sayılı kararındaki tespit, bu yetkinin kullanılmasının ön koşulunu, yani 'başlangıç şüphesinin' varlığını vurgular. Eğer ortada bir suç işlendiğine dair akla ve mantığa uygun, somut emarelere dayanan bir başlangıç şüphesi yoksa, savcının soruşturma başlatması ve özellikle koruma tedbirlerine (arama, gözaltı, tutuklama vb.) başvurması hukuka aykırı ve keyfi bir işlem olur. Yani, savcının 'kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar verme' yetkisi, ancak meşru bir başlangıç şüphesi üzerine usulüne uygun bir soruşturma yürüttükten sonra anlam kazanır. Başlangıç şüphesi olmadan başlatılan bir soruşturma, CMK m.160'ın ruhuna aykırıdır ve elde edilen deliller de hukuka aykırı hale gelebilir. Bu denge, hem suçla etkin mücadeleyi hem de bireylerin haksız yere soruşturulmasını ve haklarının ihlal edilmesini önlemeyi amaçlar.