Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/654 E. sayılı kararında, ByLock kullanımının FETÖ/PDY üyeliği için delil olabileceği kabul edilirken, 'Kullanılması için indirilmesi yeterli olmayıp özel bir kurulum gerektiren ByLock iletişim sistemi...' ifadesi kullanılmıştır. Bu 'özel kurulum' gerekliliği, kullanıcının sisteme 'bilerek ve isteyerek' dahil olduğu yönündeki kastın ispatında neden önemlidir?
ByLock'un 'özel bir kurulum' gerektirmesi, kullanıcının sisteme tesadüfen veya farkında olmadan dahil olma olasılığını azaltır ve 'bilerek ve isteyerek' (kasten) örgütsel bir iletişim ağına katıldığı yönünde güçlü bir karine oluşturur. Eğer ByLock, sıradan bir mesajlaşma uygulaması gibi kolayca indirilip, telefon rehberindeki herkesle otomatik olarak bağlantı kuran bir yapıda olsaydı, bir kişinin bu sistemi kullanıyor olması tek başına örgütsel bir bağlantıya işaret etmeyebilirdi. Ancak YCGK kararında da belirtildiği gibi ByLock; 1) **Kullanıcı adı ve parola üretmeyi gerektirir.** 2) **Sistem tarafından otomatik atanan ve kullanıcıya özel olan User-ID numarasının bilinmesini ve karşı tarafça onaylanmasını (karşılıklı ekleme) gerektirir.** 3) **Telefon rehberindeki kişileri otomatik ekleme özelliği yoktur.** 4) **2014 sonrası sürümleri genellikle harici bellek, hafıza kartı veya Bluetooth gibi yöntemlerle, yani bilinçli bir çabayla yüklenmiştir.** Bu 'özel kurulum' ve kullanım şekli, kişinin bu ağa dahil olmak için aktif bir çaba gösterdiğini, sıradan bir uygulama kullanmadığını, daha gizli ve özel bir iletişim platformuna girdiğini bildiğini ve bunu istediğini gösterir. Bu da, örgüt üyeliği suçunun manevi unsuru olan kastın varlığına işaret eder.