Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/654 E. sayılı kararında, FETÖ/PDY'nin 'bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden' bir yapı olduğu belirtilmiştir. Bu tür bir 'düşmanlaştırma' ve 'içe kapanma' stratejisinin, örgüt üyelerinin TCK m.314 kapsamındaki suçları işlemeye yönelik manevi unsurunu (kast, saik) nasıl etkilediği söylenebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278342

Bir terör örgütünün, kendi mensupları dışındakileri 'düşman' olarak tanımlaması ve içe kapalı bir yapı oluşturması, örgüt üyelerinin manevi unsurunu (kast ve saik) derinden etkileyebilir: 1) **Kastın Yoğunlaşması:** 'Düşman' olarak görülenlere karşı işlenecek suçlarda (örneğin, devlet görevlilerine, farklı düşünenlere karşı) üyelerin kastı daha yoğun ve kararlı olabilir. Bu düşmanlaştırma, eylemleri meşrulaştırıcı bir zemin yaratır. 2) **Saikin Şekillenmesi:** Örgütün ideolojisi ve düşman olarak tanımladığı hedefler, üyelerin eylemlerindeki saiki (güdüyü) belirler. Bu saik, genellikle örgütsel bağlılık, ideolojik adanmışlık ve 'düşman' olarak görülen yapıya zarar verme veya onu ortadan kaldırma isteği şeklinde ortaya çıkar. 3) **Hukuka Aykırılık Bilincinin Zayıflaması:** Sürekli bir 'düşman' söylemi ve içe kapalı propaganda, üyelerin işledikleri fiillerin hukuka aykırılığı konusundaki bilinçlerini zayıflatabilir veya çarpıtabilir. Örgüt, kendi eylemlerini 'haklı bir mücadele' olarak sunarak üyelerin vicdani sorumluluğunu azaltmaya çalışabilir. 4) **Grup Psikolojisi ve Radikalleşme:** İçe kapanma ve sürekli 'düşman' vurgusu, grup içi dayanışmayı artırırken, dış dünyaya karşı bir yabancılaşma ve radikalleşmeye yol açabilir. Bu da üyelerin daha kolay suç işlemeye yönelmesine neden olabilir. Dolayısıyla, bu tür bir strateji, TCK m.314 kapsamındaki suçların işlenmesi için gerekli olan bilinçli ve istekli katılımı (kastı) ve örgütsel amaçlara hizmet etme güdüsünü (saiki) pekiştirebilir.