YCGK 2018/45 E. sayılı kararında, birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve beraatleri halinde tek vekalet ücretine hükmedileceği belirtilirken, Avukatlık Kanunu m.169 ve Tarife m.3 uyarınca 'avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak' ücretin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu kriterler, 'tek vekalet ücreti'nin miktarının belirlenmesinde nasıl bir esneklik sağlar?
YCGK kararı, birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edildiği ve beraat ettikleri durumda 'sayısal olarak' tek bir vekalet ücretine hükmedileceğini belirtmekle birlikte, bu ücretin 'miktarı' konusunda bir esneklik öngörmektedir. Avukatlık Kanunu m.169 ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.3, vekalet ücretinin belirlenmesinde sadece tarifenin maktu rakamlarının değil, aynı zamanda avukatın harcadığı emek ve mesai, davanın karmaşıklığı ve önemi, uyuşmazlığın niteliği ve davanın süresi gibi faktörlerin de dikkate alınması gerektiğini belirtir. Bu kriterler, mahkemeye, her ne kadar 'tek' bir vekalet ücretine hükmedecek olsa da, bu ücretin miktarını Tarife'de belirtilen asgari miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde (Tarife m.3/2) somut olayın özelliklerine göre ayarlama imkanı tanır. Yani, eğer müdafi birden fazla sanığı temsil etmiş ve bu durum onun iş yükünü, harcadığı emeği ve davanın karmaşıklığını artırmışsa, mahkeme bu durumu göz önüne alarak 'tek' vekalet ücretini Tarife'deki asgari miktarın üzerinde, makul bir seviyede belirleyebilir. Bu, hem avukatın emeğinin karşılığını almasını hem de 'tek ücret' ilkesinin korunmasını sağlar.