CMK m.160(1) uyarınca savcının soruşturma başlatması için gereken 'suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl', Yargıtay 18. CD 2017/4689 K. kararında belirtilen 'CMK’nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun arama kararı alarak işlem yapması gerekmektedir' ilkesiyle nasıl bir öncelik-sonralık ilişkisi içindedir? İzlenim olmadan arama kararı talep edilebilir mi?
CMK m.160(1)'deki 'suçun işlendiği izlenimini veren bir hâl', yani 'başlangıç şüphesi', soruşturmanın ve dolayısıyla arama gibi koruma tedbirlerine başvurulmasının ön koşuludur. Bir suç işlendiğine dair makul bir şüphe veya izlenim olmadan, keyfi olarak arama kararı talep edilemez veya verilemez. Arama, özel hayata ve konut dokunulmazlığına ciddi bir müdahale olduğundan, bu tedbire başvurulabilmesi için öncelikle CMK m.160(1) anlamında bir suç şüphesinin varlığı gerekir. Yargıtay kararında belirtilen 'usulüne uygun arama kararı alarak işlem yapma' gerekliliği, zaten bir suç şüphesi üzerine başlatılmış veya başlatılacak bir soruşturma bağlamında anlam kazanır. Yani, önce bir suç izlenimi oluşacak (ihbar, şikayet, resen tespit vb.), bu izlenim üzerine savcı CMK m.160 uyarınca araştırmaya başlayacak ve bu araştırma kapsamında delil elde etmek amacıyla (eğer şartları varsa) CMK m.116 vd. uyarınca arama kararı talep edecektir. İzlenim olmadan, soyut bir merakla veya genel bir kontrol amacıyla arama kararı talep edilmesi hukuka aykırı olur.