Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2017/2658 E. sayılı kararında, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan beraat kararı verilmesi eleştirilmiş ve CMK m.223/4 uyarınca 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu iki karar türü arasında sanığın hukuki durumu ve sicili açısından ne gibi farklar vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278330

Beraat kararı (CMK m.223/2) ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı (CMK m.223/3-4) arasında sanığın hukuki durumu ve sicili açısından önemli farklar vardır: 1) **Beraat Kararı:** Sanığın ya suçu işlemediğinin sabit olduğu, ya suçun unsurlarının oluşmadığı (örn: kast/taksir yokluğu, fiilin suç olmaması) ya da bir hukuka uygunluk nedeninin bulunduğu anlamına gelir. Beraat, sanığın tamamen aklandığını ve o fiilden dolayı hiçbir sorumluluğunun olmadığını ifade eder. Adli sicile kural olarak işlenmez (bazı istisnalar dışında). 2) **Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı:** Bu durumda, fiil genellikle suç teşkil eder ve sanık tarafından işlenmiştir. Ancak, failin kusurunun olmaması (CMK m.223/3 - yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, hata vb.) veya kanunda öngörülen özel bir nedenle (CMK m.223/4 - etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık, haksızlık içeriğinin azlığı vb.) faile ceza verilmemesi söz konusudur. Yargıtay kararındaki olayda, sanığın örgüt adına suç işlediği (propagandasını yapma) kabul edilmekte, ancak 3713 s.K. m.7/4 (yeni TCK m.314/3) gereği bu eylemden ayrıca ceza verilemeyeceği için 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, beraatten farklı olarak, sanığın bir suç fiiliyle bağlantısının olduğunu ancak cezalandırılmadığını gösterir ve adli sicile işlenebilir (özellikle güvenlik tedbirlerine hükmedilmişse veya denetimli serbestlik gibi sonuçları varsa). Dolayısıyla, beraat sanık için daha lehe bir sonuçtur.