CMK m.160(1)'deki 'ihbar' üzerine soruşturma başlatılması ile 4483 sayılı Kanun m.4'teki 'ihbar ve şikayetler' için aranan (ad, soyad, imza, adres gibi) zorunlu unsurlar arasında bir çelişki var mıdır? Özellikle 'anonim ihbarlar' CMK m.160 kapsamında nasıl bir işleme tabi tutulmalıdır?
CMK m.160(1) genel bir ifade kullanarak 'ihbar veya başka bir suretle' suç izlenimi edinilmesinden bahseder ve ihbarın şekli hakkında özel bir koşul öngörmez. 4483 sayılı Kanun m.4 ise, sadece memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak ihbar ve şikayetler için daha sıkı şekil şartları (ad, soyad, imza, adres, somut olay/kişi belirtme, ciddi bulgu/belgeye dayanma) getirir ve bu şartları taşımayanların işleme konulmamasını emreder (ancak iddiaların sıhhati şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmuşsa bu şartlar aranmaz). Bu iki düzenleme arasında doğrudan bir çelişki yoktur; 4483 sayılı Kanun özel bir durumu düzenler. 'Anonim ihbarlar' CMK m.160 kapsamında savcıya ulaştığında, savcı bu ihbarları hemen reddetmek zorunda değildir. Ancak, YCGK'nın 2017/892 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, anonim ihbarlar tek başına 'başlangıç şüphesi' oluşturmak için genellikle yetersizdir. Savcı, anonim ihbarın içeriğindeki iddiaların ciddiyetini, somutluğunu ve doğrulanabilirliğini değerlendirmeli, gerekirse bir ön araştırma yaparak ihbarı destekleyecek başka emareler olup olmadığına bakmalıdır. Eğer anonim ihbar somut olaylar, kişiler ve deliller içeriyorsa ve yapılan ön araştırma da bunu destekliyorsa, soruşturma başlatılabilir. Aksi halde, soyut ve genel nitelikteki anonim ihbarlar üzerine doğrudan soruşturma başlatılması keyfiliğe yol açabilir.