Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2017/998 E. sayılı kararında, sanık hakkında CMK m.140 uyarınca usulüne uygun teknik araçlarla izleme kararı bulunmadığı halde ortam dinlemesiyle elde edilen ses kayıtlarının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. CMK m.160 kapsamındaki genel soruşturma yetkisi, CMK m.140 gibi özel ve sıkı şartlara bağlanmış bir koruma tedbirinin usulsüz uygulanmasını meşrulaştırabilir mi?
Hayır, CMK m.160 kapsamındaki genel soruşturma yetkisi, CMK m.140 (Teknik Araçlarla İzleme) gibi özel ve sıkı şartlara (suç katalogu, başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması, hakim kararı vb.) bağlanmış bir koruma tedbirinin usulsüz uygulanmasını meşrulaştıramaz. CMK m.140, kişilerin özel hayatına ve haberleşme gizliliğine ağır bir müdahale teşkil ettiği için kanun koyucu tarafından detaylı usul kurallarına tabi tutulmuştur. Ortam dinlemesi, bu tedbirin en müdahaleci türlerinden biridir. Eğer CMK m.140'taki şartlar (özellikle usulüne uygun hakim kararı) yerine getirilmeden ortam dinlemesi yapılırsa, elde edilen ses kayıtları ve bunlara dayanılarak oluşturulan dökümler hukuka aykırı delil niteliği taşır. Savcının genel soruşturma yetkisi, kanunun özel olarak düzenlediği ve daha fazla güvence aradığı bu tür tedbirlerin keyfi veya usulsüz uygulanmasına izin vermez. Hukuka aykırı elde edilen bu deliller, CMK m.217/2 uyarınca hükme esas alınamaz.