YCGK 2016/460 K. sayılı kararında, 'hükümdeki isim, yaş vb. bilgilerin yanlış yazılmasından kaynaklanan maddi (yazım) hatalarının aleyhte temyiz olmaması halinde Yargıtay’ca düzeltilebileceği' belirtilmiştir. Bu tür 'maddi hataların' düzeltilmesi (CMUK m.322) ile kararın esasına etki eden 'uygulama hatalarının' bozulması arasındaki fark nedir?
Maddi (yazım) hataları ile uygulama hataları arasında önemli bir fark vardır: 1) **Maddi (Yazım) Hataları:** Kararın esasına, mahkemenin iradesine ve ulaştığı sonuca etki etmeyen, genellikle dikkatsizlik veya sehven yapılan yanlışlıklardır. Örneğin, sanığın adının bir harfinin yanlış yazılması, doğum tarihinin hatalı kaydedilmesi, kanun maddesinin numarasının yanlış yazılması (ancak uygulanan hüküm doğruysa) gibi. YCGK kararında da belirtildiği gibi, bu tür hatalar eğer aleyhe temyiz yoksa Yargıtay tarafından CMUK m.322 (yeni CMK m.303) uyarınca 'düzeltilerek onama' yoluyla giderilebilir. Yeniden yargılama gerektirmezler. 2) **Uygulama Hataları:** Mahkemenin kanunu yanlış yorumlaması, delilleri hatalı değerlendirmesi, suç vasfında yanılması, cezanın bireyselleştirilmesinde (artırım/indirim) hukuka aykırı davranması gibi kararın esasına ve sonucuna doğrudan etki eden hatalardır. Örneğin, yanlış suç vasfından ceza verilmesi, lehe olan kanunun uygulanmaması, takdiri indirim nedenlerinin yanlış değerlendirilmesi. Bu tür hatalar genellikle kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir. YCGK kararındaki 'hesap hatası' tartışması da, eğer sonuç cezayı etkiliyorsa bir uygulama hatası olarak değerlendirilebileceğine işaret eder.