CMK m.160 gerekçesinde 'Batı hukukunda, kolluğun temelde işi yürüttüğü bu aşamaya araştırma (enquête) denilmektedir' ifadesi yer alır. Türk hukuk sisteminde soruşturma evresini Cumhuriyet savcısının yönetmesi ile Anglo-Sakson veya Kıta Avrupası'ndaki bazı sistemlerde kolluğun daha otonom olduğu modeller arasında ne gibi temel farklar ve bu farkların adil yargılanma ilkelerine yansımaları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278315

Temel fark, soruşturmanın sevk ve idaresindeki merkezi otoritededir. Türk hukukunda (Kıta Avrupası geleneğinin bir parçası olarak), CMK m.160 ve m.161 uyarınca soruşturma evresinin 'sahibi' ve yöneticisi Cumhuriyet savcısıdır; adli kolluk onun emrinde ve yardımcısı konumundadır. Bu modelin amacı, soruşturmanın hukuka uygunluğunu, objektifliğini ve şüpheli haklarının korunmasını bir yargı mensubu (savcı) denetimine tabi kılarak sağlamaktır. Anglo-Sakson sistemlerinde (örn: ABD, İngiltere) ise polis, soruşturmada daha otonom bir role sahip olabilir ve savcı daha çok iddianame aşamasında devreye girer. Kolluğun daha otonom olduğu modellerde, soruşturmanın etkinliği ve hızı artabilirken, keyfilik riski, şüpheli haklarının ihlali ve soruşturmanın tek yanlı yürümesi gibi endişeler daha belirgin olabilir. Savcının soruşturmayı yönettiği modelde ise, savcının objektifliği ve hukuki denetimi sayesinde adil yargılanma ilkelerine (özellikle masumiyet karinesi, lehe ve aleyhe delil toplama, yasak usullerin önlenmesi) daha fazla güvence sağlanması hedeflenir. Ancak bu modelde de savcının iş yükü ve kaynak yetersizliği gibi sorunlar etkinliği azaltabilir. Her iki modelin de avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.