Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2017/4689 E. sayılı kararında, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin elde ettiği delillerin hukuka uygunluğu için 'CMK’nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan bir görevlendirmenin bulunması gerekir' denilmektedir. Savcının bu görevlendirmeyi yaparken dikkat etmesi gereken 'gereklilik' ve 'orantılılık' ilkeleri nelerdir?
Cumhuriyet Savcısının, CMK m.160 vd. kapsamında adli kolluk görevlisine kimliğini gizleyerek delil toplama gibi özel bir görevlendirme yaparken dikkat etmesi gereken 'gereklilik' ve 'orantılılık' ilkeleri şunlardır: 1) **Gereklilik (İkincillik/Subsidiarite):** Bu tür bir gizli yönteme ancak başka yollarla delil elde etmenin mümkün olmadığı veya çok zor olduğu durumlarda başvurulmalıdır. Eğer olağan soruşturma yöntemleriyle (tanık dinleme, açık arama, teknik takip vb.) sonuca ulaşılabilecekse, kimlik gizleme gibi daha müdahaleci bir yönteme başvurulmamalıdır. Yani, bu yöntem 'son çare' veya 'gerekli olan en hafif müdahale' olmalıdır. 2) **Orantılılık:** Elde edilmesi umulan delilin önemi ile bu yöntem kullanılırken kişilerin temel hak ve özgürlüklerine (özellikle özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti) yapılacak müdahalenin ağırlığı arasında makul bir denge olmalıdır. Soruşturulan suçun ciddiyeti, elde edilecek delilin davayı çözmedeki kilit rolü gibi faktörler, yapılacak müdahalenin orantılı olup olmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınır. Önemsiz bir suç için ağır bir müdahale orantısız olacaktır. Savcı, bu görevlendirmeyi yaparken bu ilkeleri gözeterek, tedbirin gerçekten gerekli olup olmadığını ve hedeflenen amaçla orantılı olup olmadığını titizlikle değerlendirmelidir.