TCK m.314 kapsamında bir örgütün 'silahlı' sayılması için, örgüt üyelerinin kullandığı silahların ruhsatlı olup olmamasının bir önemi var mıdır? Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2017/998 E. sayılı kararındaki olayda sanığın üzerinde ele geçirilen silahların niteliği (el bombası, tabanca) bu değerlendirmeyi nasıl etkiler?
TCK m.314 kapsamında bir örgütün 'silahlı' sayılması için, örgüt üyelerinin tasarrufunda bulunan veya kullandığı silahların ruhsatlı olup olmamasının kural olarak bir önemi yoktur. Önemli olan, örgütün amaç suçlarını işlemek üzere ve bu amaçla kullanılabilecek nitelikte silahlara fiilen sahip olması veya bu silahları kullanma imkanına sahip olmasıdır. Silahların ruhsatsız olması, eylemin ayrıca 6136 sayılı Kanuna aykırılık gibi başka suçları da oluşturmasına neden olabilir, ancak örgütün 'silahlı' vasfını ortadan kaldırmaz. Yargıtay 16.CD kararındaki olayda, sanığın üzerinde el bombası ve tabanca gibi TCK m.6/1-f anlamında açıkça silah sayılan ve bir terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanılabilecek nitelikte saldırı ve savunma araçlarının bulunması, örgütün ve eylemin 'silahlı' niteliğini tartışmasız bir şekilde ortaya koyar. El bombası gibi askeri nitelikte bir silahın varlığı, örgütün şiddet potansiyelini ve amaç suçları işleme elverişliliğini gösterir. Ruhsatlı bir av tüfeği gibi masum amaçlarla bulundurulabilecek bir silahtan farklı olarak, bu tür silahların terör örgütü bağlamında ele geçirilmesi, örgütün silahlı vasfını güçlendirir.