CMK m.160 gerekçesinde, soruşturma evresinde temel görevi yerine getiren organın faaliyetlerinde 'dürüstlük ve hakkaniyet' ilkelerinin egemen olması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/71 E. sayılı kararındaki 'ajan provokatör' yasağı, bu ilkelerle nasıl bir hukuki zeminde buluşmaktadır?
Ajan provokatör, yani kişiyi normalde işlemeyeceği bir suça kışkırtarak veya azmettirerek suç işlemesini sağlayan devlet görevlisi, 'dürüstlük ve hakkaniyet' ilkeleriyle temelden çelişir. Devletin görevi suçları önlemek ve işlenmiş suçları adil bir şekilde soruşturmaktır; yeni suçlar yaratmak veya kişileri tuzağa düşürmek değildir. Bir soruşturma organının, maddi gerçeğe ulaşmak adına kişiyi suç işlemeye itmesi, soruşturmanın dürüstlüğüne gölge düşürür. Hukuk devleti, vatandaşlarına tuzak kurmaz. Hakkaniyet ilkesi de, devletin vatandaşına karşı adil ve dürüst davranmasını, onu aldatmamasını gerektirir. Ajan provokatör kullanılarak elde edilen deliller, bu nedenle hukuka aykırı kabul edilir ve adil yargılanma hakkını ihlal eder. CMK m.160 gerekçesindeki bu ilkeler, YCGK'nın ajan provokatör yasağını teyit etmesinin hukuki zeminini oluşturur. Soruşturma, kişiyi suça itemeden, mevcut durumu dürüstçe ortaya çıkarmalıdır.