Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2017/4689 E. sayılı kararında, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin elde ettiği delillerin hukuka uygunluğu için 'diğer delillerle birlikte tutanağa da dayanılıyorsa mutlaka tutanak düzenleyiciler dinlenilmeli, sanığa, tutanak ve düzenleyicilerin anlatımlarına karşı savunma yapma imkanı verilmelidir' denmiştir. Bu ilke, CMK'daki hangi temel yargılama ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278291

Bu ilke, CMK'daki şu temel yargılama ilkeleriyle doğrudan ilişkilidir: 1) **Çelişmeli Yargılama (CMK m.206, m.216, m.217):** Sanığın, aleyhindeki delilleri (burada kolluk tutanağı ve düzenleyicilerin beyanları) öğrenme, bunlara karşı iddialarını sunma ve delilleri tartışma hakkını ifade eder. Tutanak düzenleyicilerinin dinlenmesi ve sanığa bunlara karşı soru sorma ve savunma yapma imkanı verilmesi bu ilkenin gereğidir. 2) **Silahların Eşitliği:** İddia makamının sunduğu delillere karşı sanığın da kendi argümanlarını ve delillerini sunabilmesi, delilleri sorgulayabilmesi anlamına gelir. 3) **Doğrudan Doğruyalık (Vasıtasızlık):** Mahkemenin, delilleri (burada tanık olarak dinlenecek tutanak düzenleyicileri) araya başka bir vasıta girmeden doğrudan doğruya incelemesi ve değerlendirmesi ilkesidir. Tutanak tek başına yeterli görülmeyip, düzenleyicilerin mahkeme huzurunda dinlenmesi bu ilkeye hizmet eder. 4) **Savunma Hakkının Kutsallığı (Anayasa m.36, AİHS m.6):** Sanığın kendisini etkin bir şekilde savunabilmesi için aleyhindeki delillere ve tanıklara karşı tezlerini ileri sürebilmesi temel bir haktır. Bu ilkelerin gözetilmesi, CMK m.160 uyarınca toplanan delillerin adil bir yargılamada kullanılabilmesinin olmazsa olmaz koşuludur.