CMK m.160(2) uyarınca savcının 'şüphelinin haklarını koruma' yükümlülüğü, 4483 sayılı Kanun'un 4. maddesinde memurlar hakkında yapılacak ihbar ve şikayetler için öngörülen 'iddiaların ciddî bulgu ve belgelere dayanması' zorunluluğu ile birlikte değerlendirildiğinde, memur olmayan kişiler hakkındaki asılsız ihbarlara karşı nasıl bir koruma sağlar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278272

4483 sayılı Kanun'un 4. maddesi, memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkındaki ihbarların keyfi ve asılsız olmasını önlemek için belirli şartlar (soyut olmama, kişi/olay belirtme, ciddi bulgu ve belgeye dayanma) getirmiştir. Ceza Genel Kurulu'nun 2017/892 E. sayılı kararında bu kriterlerin tüm soruşturmalar için yararlı olacağının belirtilmesi, memur olmayan kişiler hakkındaki ihbarların da benzer bir ciddiyet testinden geçirilmesi gerektiği anlamına gelir. CMK m.160(2)'deki savcının şüphelinin haklarını koruma yükümlülüğü, bu bağlamda, asılsız veya temelsiz ihbarlar üzerine hemen soruşturma başlatılarak kişilerin lekelenmesini önlemeyi de kapsar. Eğer bir ihbar, 4483 s.K.'daki kriterlere benzer şekilde somut dayanaktan yoksunsa, ciddi bulgu içermiyorsa, savcı 'başlangıç şüphesi' oluşmadığı gerekçesiyle soruşturma başlatmayabilir veya çok sınırlı bir ön araştırma ile yetinebilir. Bu, hem memur olmayan kişilerin haksız yere şüpheli konumuna düşürülmesini engeller hem de savcılığın kaynaklarının daha etkin kullanılmasını sağlar.