Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2015/2407 E. sayılı kararında, sanık O.Y.'nin eyleminin TCK m.314/1 (örgüt kurma ve yönetme) kapsamında olduğu belirtilirken, sanık H.E.'nin eyleminin TCK m.314/2 (örgüt üyeliği) kapsamında olduğu belirtilmiştir. Bir kişinin örgüt 'yöneticisi' mi yoksa 'üyesi' mi olduğunun ayrımında hangi kriterler belirleyicidir?
Bir kişinin örgüt yöneticisi mi yoksa üyesi mi olduğunun ayrımında belirleyici kriterler şunlardır: 1) **Hiyerarşik Konum:** Yönetici, örgüt hiyerarşisinde üst bir konumda bulunur, emir ve talimat verme yetkisine sahiptir. Üye ise bu hiyerarşiye tabidir. 2) **İnisiyatif ve Karar Alma Yetkisi:** Yönetici, örgütün stratejilerini belirleme, faaliyetlerini planlama, organize etme ve yönlendirme konusunda inisiyatif kullanır ve karar alır. Üye ise genellikle verilen görevleri yerine getirir. 3) **Faaliyetlerin Kapsamı ve Etkisi:** Yöneticinin eylemleri genellikle örgütün genel işleyişini ve daha geniş bir alanı etkilerken, üyenin faaliyetleri daha sınırlı olabilir. YCGK'nın 2021/120 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yönetici 'geniş bir alanda iş bölümü yapabilen, örgüt üyeleri üzerinde sevk ve idarede bulunabilen, örgütsel faaliyetlerin organizasyonunda ve icrasında harekete geçiren, engelleyen veya durduran olarak rol üstlenebilen, bu faaliyetleri denetleyebilen' kişidir. Somut olayda sanık O.Y.'nin örgüt üyelerine talimat verdiği ve inisiyatif kullandığı anlaşıldığından yönetici, sanık H.E.'nin ise organik bağ kurup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunduğu anlaşıldığından üye olarak kabulü gerektiği vurgulanmıştır.