YCGK - Karar: 2019/420 sayılı kararında, 'sanık hakkında iddianameyle dava açıldıktan sonra hüküm verilmesinin unutulması durumunda, ortada temyize konu olabilecek bir hüküm bulunmadığından bu eksikliğin bozmaya konu edilmesi mümkün olmayıp, karara bağlanmayan iddiayla ilgili dava zamanaşımı dolmuş olsun veya olmasın mahallinde her zaman hüküm kurulabileceğine işaret edilmesi ile yetinilmesi' gerektiği belirtilmiştir. Bu durumun CMK m.223 açısından anlamı ve sonuçları nelerdir?
Bu YCGK kararı, mahkemenin bir suç iddiasıyla ilgili olarak yargılama yapıp sonuca bağlamayı unutması durumunda, ortada CMK m.223 anlamında bir 'hüküm' bulunmadığını vurgular. Temyiz kanun yolu, ancak verilmiş bir hükme veya kanunun açıkça temyizini kabul ettiği bir karara karşı işletilebilir. Eğer bir iddia hakkında hiç karar verilmemişse (hüküm kurulması unutulmuşsa), bu durum bir 'hükümsüzlük' halidir ve temyiz incelemesinin konusu olamaz. Yargıtay bu eksikliği fark ettiğinde, dosyayı 'hüküm kurulmadığı için bozuyorum' şeklinde iade etmez. Çünkü ortada bozulacak bir hüküm yoktur. Bunun yerine, yerel mahkemeye bu konuda (dava zamanaşımı süresi dolmamışsa) her zaman bir hüküm kurabileceğine dair bir 'işaret' veya 'eleştiri' yapar. Bu, yargılamanın devamlılığı ve adil yargılanma hakkı (davanın makul sürede sonuçlandırılması) ile ilgilidir. Yerel mahkeme bu işaret üzerine, unuttuğu iddia hakkında CMK m.223'e uygun bir hüküm (beraat, mahkumiyet vb.) kurmalıdır.