Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/71 E. sayılı kararında, CMK m.160 vd. uyarınca görevlendirilen ve kimliğini gizleyen adli kolluk görevlisinin, CMK m.139'daki 'gizli soruşturmacı'dan farkı nedir? Fuhuş gibi CMK m.139 katalogunda yer almayan suçlarda bu ayrımın önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278258

YCGK kararı, CMK m.139'da düzenlenen 'gizli soruşturmacı' tedbirinin katalog suçlar (uyuşturucu ticareti, örgüt suçları vb.) ve belirli şartlar (başka suretle delil elde edilememesi, hakim kararı) altında uygulanabileceğini belirtir. CMK m.160 vd. uyarınca görevlendirilen ve kimliğini gizleyerek delil toplayan adli kolluk görevlisi ise, CMK m.139'daki özel şartlara tabi değildir. Bu görevli, Cumhuriyet savcısının genel soruşturma yetkisi ve talimatı kapsamında, genel kolluk yetkileriyle hareket eder. Aralarındaki temel farklar: 1) **Suç Tipi:** Gizli soruşturmacı sadece katalog suçlarda, kimliğini gizleyen kolluk ise diğer suçlarda da (savcı emriyle) görev alabilir. Fuhuş, CMK m.139 katalogunda olmadığından gizli soruşturmacı görevlendirilemez, ancak CMK m.160 kapsamında kimliğini gizleyen kolluk görevlisi delil toplayabilir. 2) **Karar Mercii:** Gizli soruşturmacı için kural olarak hakim kararı gerekirken, kimliğini gizleyen kolluk için savcı talimatı yeterlidir. 3) **Yetkiler ve Sınırlamalar:** Gizli soruşturmacının yetkileri ve suç işleme yasağı (CMK m.139/5) gibi özel düzenlemeleri vardır. Kimliğini gizleyen kolluk ise genel yetkileri çerçevesinde hareket eder ve 'ajan provokatör' olmaması, yani suça azmettirmemesi veya teşvik etmemesi esastır. YCGK kararında da fuhuş olayında kolluğun ajan provokatör olmadığı, mevcut suç işleme eğilimini ortaya çıkardığı kabul edilmiştir.