CMK m.223(9) ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 2023/6168 E. sayılı kararında, 'derhal beraat' verilebilecek hallerde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği ilkesi, 'lekelenmeme hakkı' ve 'masumiyet karinesi' ile nasıl bir hukuki bağlamda ele alınmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278252

CMK m.223(9) hükmü, sanığın aklanma hakkını önceler. Eğer bir davada, dosyanın mevcut durumu itibarıyla (yeni bir delil toplamaya veya araştırmaya gerek kalmaksızın) sanığın beraatini gerektiren açık bir durum varsa (örn: fiilin suç olmaması, sanığın suçu işlemediğinin sabit olması), mahkemenin öncelikle beraat kararı vermesi gerekir. Bu durumda, örneğin dava zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, mahkeme 'dava zamanaşımından düştü' şeklinde bir karar veremez. Çünkü düşme kararı, fiilin suç olabileceği veya sanığın işlemiş olabileceği ihtimalini ortadan kaldırmazken, beraat kararı sanığın masumiyetini daha kesin bir şekilde tescil eder. Yargıtay 6.CD kararı da bu yorumu destekler. Lekelenmeme hakkı, bir kişinin haksız yere suçlu olarak damgalanmamasını ifade eder. Masumiyet karinesi ise, suçluluğu kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sabit oluncaya kadar herkesin masum sayılmasını gerektirir. 'Derhal beraat' imkanı varken düşme kararı vermek, sanığın tam olarak aklanmasını engelleyebilir ve bu temel ilkelerle çelişebilir. Bu nedenle kanun koyucu, beraat imkanı varsa diğer kararların verilmesini yasaklamıştır.