YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ'nin 2017/1804 E. sayılı kararında, KYOK'a itiraz eden kişinin 'suçtan zarar gören' sıfatına haiz olmadığı belirtilerek itirazın reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. CMK m.160 uyarınca başlatılan bir soruşturma sonucunda verilen KYOK kararına kimlerin itiraz edebileceği (CMK m.173) ve 'suçtan zarar gören' kavramının dar yorumlanmasının soruşturmanın etkinliği açısından olası etkileri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278247

CMK m.173(1)'e göre, KYOK kararına karşı itiraz hakkı 'suçtan zarar gören'e aittir. Yargıtay 16.CD kararında, Anayasal düzene karşı suçlarda sıradan bir vatandaşın (somut olayda şirket çalışanı) 'doğrudan' suçtan zarar gören sayılamayacağı, bu nedenle itiraz hakkının olmadığı belirtilmiştir. 'Suçtan zarar gören' kavramının dar yorumlanması, yani sadece suçun konusunu oluşturan hukuki değerin doğrudan sahibi olan kişilere bu sıfatın tanınması, bazı durumlarda soruşturmanın etkinliğini olumsuz etkileyebilir. Özellikle kamuyu ilgilendiren veya mağduru belirsiz suçlarda, eğer savcılık hatalı bir KYOK kararı vermişse ve doğrudan zarar görenin tespiti güçse veya bu kişiler itiraz etmiyorsa, kararın denetlenme imkanı kısıtlanabilir. Bu durum, CMK m.160'ın amacına, yani maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve suçla etkin mücadeleye aykırı sonuçlar doğurabilir. Ancak, itiraz hakkının çok geniş tutulması da yargı sistemini gereksiz başvurularla meşgul edebilir. Kanun koyucunun ve uygulamanın bu dengeyi gözetmesi gerekir.