Bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenen Cumhuriyet Savcısının, CMK m.160(1) uyarınca 'hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması' yükümlülüğü, özellikle karmaşık ve organize suçlarda nasıl bir zaman baskısı yaratır ve bu durum soruşturmanın etkinliğini nasıl etkileyebilir?
CMK m.160(1)'deki 'hemen' ifadesi, savcının bir suç şüphesiyle karşılaştığında gecikmeksizin harekete geçmesi gerektiğini vurgular. Bu, delillerin kaybolmasını, karartılmasını veya şüphelilerin kaçmasını önlemek açısından önemlidir. Ancak, özellikle karmaşık ve organize suçlarda (örneğin, terör, uyuşturucu ticareti, kapsamlı dolandırıcılık), 'hemen' araştırma başlatma yükümlülüğü, savcı üzerinde ciddi bir zaman baskısı yaratabilir. Bu tür suçlar genellikle çok sayıda fail, karmaşık ilişkiler, uluslararası boyutlar ve sofistike yöntemler içerir. 'Hemen' ve derinlemesine bir araştırma yapmak arasında bir denge kurmak zorlaşabilir. Aceleyle yapılan eksik bir araştırma, maddi gerçeğe ulaşılamamasına veya hukuka aykırı delil elde edilmesine yol açabilir. Diğer yandan, aşırı yavaş hareket etmek de delillerin yok olmasına neden olabilir. Bu nedenle savcının, olayın niteliğine göre makul bir hızda, etkin ve kapsamlı bir soruşturma planı yaparak hareket etmesi, CMK m.160 gerekçesinde belirtilen 'etkinlik, sürat, dürüstlük ve hakkaniyet' ilkelerini dengelemesi gerekir.