CMK m.160 gerekçesine göre, 'Cumhuriyet savcısı, esaslı ihbar üzerine işin gerçeğini araştıracaktır ama, ihbarın, daha başlangıçtan esassız olduğu anlaşılıyorsa, araştırmaya yine de girişilmesi gerektiği söylenemez.' Bu durum, savcının takdir yetkisini nasıl sınırlar ve keyfiliği önlemek için hangi objektif kriterlere başvurulabilir?
Bu ifade, Cumhuriyet savcısının her ihbar üzerine otomatik olarak kapsamlı bir soruşturma başlatma yükümlülüğü olmadığını, bir ön değerlendirme yapma ve takdir yetkisi kullandığını gösterir. Ancak bu takdir yetkisi sınırsız ve keyfi değildir. İhbarın 'esaslı' olup olmadığı veya 'başlangıçtan esassız' olup olmadığı değerlendirilirken objektif kriterlere başvurulmalıdır. YCGK'nın 2017/892 E. sayılı kararında atıf yapılan 4483 s.K. m.4'teki kriterler (ihbarın soyut ve genel nitelikte olmaması, kişi/olay belirtmesi, ciddi bulgu/belgelere dayanması) bu noktada yol gösterici olabilir. Eğer ihbar, hiçbir somut dayanağı olmayan, açıkça uydurma olduğu anlaşılan, intikam veya iftira amaçlı olduğu ilk bakışta belli olan bir nitelikteyse, savcı CMK m.160'a göre araştırma yapmadan da soruşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Bu, 'başlangıç şüphesi'nin dahi oluşmadığı anlamına gelir.