Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 2011/4205 E., 2011/3247 K. sayılı kararında, TCK m.302 (Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma) ile TCK m.314 (Silahlı örgüt yöneticiliği/üyeliği) suçları arasındaki ilişki 'geçitli suç' kavramı bağlamında nasıl değerlendirilmiştir? Bu durumda hangi suçtan ceza verilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278232

Kararda belirtildiği üzere, TCK m.314'te tanımlanan suç, TCK'nın ilgili bölümlerindeki (Devletin güvenliğine, anayasal düzene karşı) suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütlerle ilgili bir hazırlık hareketlerini cezalandıran özel bir suç tipidir. Eğer fail, bu örgütün faaliyeti çerçevesinde TCK m.302'de düzenlenen 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma' gibi bir amaç suçu işlerse, 'geçitli suç' (müterakki suç) prensibi gereği fail sadece amaç suçtan (TCK m.302) cezalandırılır. Araç suç niteliğindeki örgüt yöneticiliği veya üyeliği (TCK m.314) bu amaç suçun içinde erir ve ayrıca TCK m.314'ten ceza verilmez. TCK m.302/2'deki 'bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur' şeklindeki atıf, TCK m.314'ü kapsamaz. Somut olayda sanık hakkında hem TCK m.302'den hem de TCK m.314'ten dava açılması durumunda, delillerin birlikte değerlendirilerek öncelikle TCK m.302'den (şartları varsa) hüküm kurulması, bu suçtan ceza verildiği takdirde ayrıca TCK m.314'ten ceza verilmemesi gerektiği ilkesi vurgulanmıştır. Davaların tefrik edilmesi bu nedenle hatalı bulunmuştur.