TCK m.314/3 (eski 220/7) kapsamında 'örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme' fiili ile TCK m.314/2 kapsamındaki 'örgüt üyeliği' arasındaki temel farklar nelerdir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2019/352 K. sayılı kararı bu ayrımı nasıl ele almıştır?
TCK m.314/2'deki örgüt üyeliği, kişinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasını, örgütle organik bir bağ kurmasını ve örgütün amaçları doğrultusunda sürekli faaliyette bulunmaya hazır olmasını gerektirir. TCK m.314/3 ve atfıyla TCK m.220/7 (eski hali) uyarınca örgüte yardım ise, kişinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgütün amacını veya faaliyetlerini bilerek ve isteyerek ona destekte bulunmasıdır. YCGK 2019/352 K. sayılı kararında, PKK terör örgütünün çağrısı üzerine düzenlenen kampanyaya katılarak örgüt elebaşı lehine matbu dilekçe imzalayan ve bu dilekçelerin postaya verilmesi işlemlerine (zarflama, adres yazma) aktif olarak katılan sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne yardım etme niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Temel farklar şunlardır: 1) **Hiyerarşi:** Üyelikte hiyerarşik yapıya dahil olma şartken, yardımda bu şart değildir. 2) **Organik Bağ:** Üyelik güçlü ve sürekli bir organik bağ gerektirirken, yardımda daha gevşek bir ilişki olabilir. 3) **Fiilin Niteliği:** Üyenin eylemleri genellikle örgütün amaçlarına daha doğrudan hizmet eder ve süreklilik arz ederken, yardım eylemleri daha münferit veya dolaylı olabilir. Ancak 6352 sayılı Kanunla TCK m.220/7'ye eklenen cümle ile yardımın niteliğine göre cezada indirim öngörülmesi, yardımın üyelikten daha az bir sorumluluk gerektirdiğini zımnen kabul etmiştir.