CMK Madde 160 ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2018/71 E., 2018/319 K. sayılı kararında tartışılan 'gizli görevli' ve 'ajan provokatör' kavramlarını, özellikle fuhuş suçları bağlamında, delil elde etme yöntemlerinin hukuka uygunluğu açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278214

YCGK kararında, TV muhabirinin ihbarı üzerine savcının CMK m.160 vd. uyarınca görevlendirdiği adli kolluk görevlilerinin alıcı rolüne girerek fuhuş pazarlığı yapıp sanıkları yakalaması olayı ele alınmıştır. CMK m.139'daki 'gizli soruşturmacı'nın katalog suçlar ve örgüt faaliyeti için geçerli olduğu, somut olaydaki fuhuş suçunun bu kapsamda olmadığı belirtilmiştir. Ancak kolluk görevlisinin CMK m.160 ve genel yetkileri kapsamında, savcı emriyle, suça azmettirmeden/teşvik etmeden (ajan provokatör olmadan) delil toplayabileceği kabul edilmiştir. Ajan provokatör, kişide önceden var olmayan suç işleme kastını yaratan kişidir (AİHM Teixeira de Castro/Portekiz, Burak Hun/Türkiye). Somut olayda sanıkların zaten fuhuş suçunu işlemeye hazır oldukları, kolluğun sadece müşteri gibi davranarak suçu ortaya çıkardığı, kışkırtma olmadığı belirtilerek delillerin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu, CMK 160'ın savcıya verdiği 'işin gerçeğini araştırma' yetkisinin sınırlarını ve yöntemlerini Yargıtay içtihadıyla belirginleştiren bir örnektir.