YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ'nin 2017/1804 E., 2018/399 K. sayılı kararında, 'suçtan zarar gören' sıfatı ve KYOK kararına itiraz hakkı (CMK m.173/1) nasıl yorumlanmıştır? Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçunda bir şirket çalışanının bu sıfatı haiz olup olmadığı tartışınız.
Kararda, bir şirketin insan kaynakları müdürünün darbe girişimi sırasında çalışanlara 'evden çıkmayın' maili atması üzerine, bir şirket çalışanı şikayette bulunmuştur. Savcılık KYOK vermiştir. Çalışanın itirazı üzerine Sulh Ceza Hakimliği KYOK'u kaldırmıştır. Yargıtay 16. CD, CMK m.173/1 uyarınca KYOK'a itiraz hakkının 'suçtan zarar gören'e ait olduğunu belirtmiştir. Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs gibi suçlarda korunan hukuki değerin demokratik rejim olduğu, suçtan doğrudan zarar görenlerin TC Hükümeti, Cumhurbaşkanlığı, TBMM gibi kurumlar olduğu, vatandaşların ise dolaylı mağdur sayılabileceği, ancak CMK m.173/1 anlamında 'suçtan doğrudan zarar gören' kabul edilemeyecekleri ifade edilmiştir. Bu nedenle, şikayetçi şirket çalışanının 'suçtan zarar gören' sıfatı bulunmadığından itiraz hakkının da olmadığı, Sulh Ceza Hakimliğinin itirazı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekirken kabul etmesinin hukuka aykırı olduğuna değinilmiştir. Bu durum, CMK m.160 sonrası verilen KYOK kararına itirazın usuli şartlarını ilgilendirmektedir.