Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2017/4689 E., 2019/11113 K. sayılı kararında, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin elde ettiği delillerin hukuka uygun kabul edilebilmesi için aranan koşullar nelerdir? Özellikle 'kışkırtıcı ajan' kavramını AİHM içtihadı (Teixeria de Castro/Portekiz) bağlamında açıklayınız.
Yargıtay 18.CD kararında gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin delillerinin hukuka uygunluğu için şu koşullar aranır: a) Görevli, kışkırtıcı ajan gibi hareket etmemeli, failde önceden bulunmayan suç işleme kastı oluşturarak azmettirmemeli. AİHM'nin Teixeria de Castro/Portekiz davasında vurguladığı gibi, polisin kışkırtması sonucu elde edilen delil meşru değildir. Failin müdahale olmadan suçu işleyeceğinin başka delillerle kanıtlanması gerekir (Hun-Türkiye davası). b) CMK m. 160 vd. uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından yazılı veya acele hallerde sözlü bir görevlendirme bulunmalıdır. Savcı emri olmadan kimlik gizleyerek yapılan adli işlem hukuka aykırıdır. c) Kolluk tutanağı delil kabul ediliyorsa, düzenleyiciler dinlenmeli, sanığa savunma hakkı tanınmalıdır (AİHM Calabro-İtalya). Bu koşullar CMK 160'taki savcının soruşturmayı yönetme ve delil toplama göreviyle doğrudan ilişkilidir.