Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 141'deki 'iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı'nın 'ispat yükü' üzerindeki etkisini açıklayınız. Davacının ve davalının ispat yükünü yerine getirme açısından bu yasağın sağladığı sistematiği değerlendiriniz.
HMK Madde 141'deki iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, 'ispat yükü' (HMK m.190) üzerinde dolaylı ancak önemli bir etkiye sahiptir. Yasak, tarafları, iddia ve savunmalarını dilekçeler teatisi aşamasında eksiksiz ve açık bir şekilde ortaya koymaya zorlar. Davacı, dava dilekçesinde dayandığı tüm vakıaları (olayları) ve talep sonucunu belirtmek, davalı ise cevap dilekçesinde tüm savunmalarını ve karşı vakıaları sunmak zorundadır. Bu durum, ispat yükünü de netleştirir: Taraflar, iddia ve savunmalarını dayandırdıkları vakıaları ispatlamakla yükümlüdür (HMK m.187/1). Yasak sayesinde, yargılamanın ilerleyen aşamalarında yeni bir vakıa veya savunma ileri sürülmediğinden, ispat yükü sadece başlangıçta ileri sürülen ve çekişmeli hale gelen vakıalar üzerinde yoğunlaşır. Bu sistematik, yargılamanın dağılmasını engeller, delil toplama sürecini daha verimli hale getirir ve yargılamanın ispat yükü prensibine uygun olarak daha düzenli ilerlemesini sağlar. Taraflar, yasağın başladığı anından itibaren, ispatlamak istedikleri her şeyi süresinde ve usulüne uygun olarak sunmak zorundadırlar.