5271 sayılı CMK'nın 117. maddesi gerekçesinde, arama yetkisini kullananların 'aranılan kişinin ve suçun delil, iz, eser ve emarelerinin veya elkonulacak eşyanın oralarda bulunduğunu kabul ettirebilecek olayları çok dikkatle saptamış bulunmaları' gerektiği neden vurgulanmaktadır? Bu vurgunun hukuki önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278165

CMK 117 Gerekçesi'ndeki bu vurgu, arama yetkisini kullanan kamu görevlilerine (kolluk, savcı) önemli bir sorumluluk yükler. Hukuki önemi şunlardır: 1. **Keyfiliğin Önlenmesi:** Aramanın, soyut şüphelere veya kişisel tahminlere değil, somut, objektif ve inandırıcı olgulara dayanmasını sağlar. Bu, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin (özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı) keyfi müdahalelerden korunmasının güvencesidir. 2. **Hukuka Uygun Delil Elde Etme:** Aksi takdirde, yani bu olgular dikkatle saptanmazsa veya yeterli değilse, yapılan arama hukuka aykırı hale gelir ve elde edilen deliller (Anayasa m.38/6, CMK m.217/2 gereği) hükme esas alınamaz. Bu, delil yasaklarının temelini oluşturur. 3. **Hesap Verilebilirlik:** Kamu görevlilerinin arama kararı alırken veya emir verirken (gecikmesinde sakınca hallerinde) bu somut olguları tutanaklara geçirme ve gerektiğinde denetim makamlarına (hakim, Yargıtay) açıklama yükümlülüğünü doğurur. Yargıtay, bu tür eksiklikleri sıklıkla bozma nedeni yapmaktadır.